#50C878


 oynayan saf çocukların bağırışları

üzerime titreyen güneş ve

saçlarımı okşayan serin rüzgar

işte uyumak istediğim yer burası

ağaçlardan süzülen hışırtı duymak istediğim şarkı

ve bu serinliği izler bedenimin ısısı


ta ki çocuklar kaçıp susana kadar

güneş kaybolana kadar

rüzgar yüzümü yumruklayıncaya kadar

gök üzerime yaş saçana kadar

kulağımda yeri döven ayak seslerim

ve bir sirenin bariton çınlaması

her beş saniyede bir üçer saniyelik

tıkanmaya yüz tutmuş nefesime

suni teneffüs yaparken kendim

müziğin son notası demire çarpan başka bir demirdi


kalabalıklar birikir imkansız diye bağırır

umudun sesi kısık kulağıma fısıldar

kuru gürültünün içinde nasıl seçip duyarım

göz altlarım mor en zengin çiçeklerden bile

ellerim kırmızı en katil mantarlardan bile

ruhum yüksek en yaşlı kavaklardan bile

kanım yeşil en parlak zehirlerden bile


gözümü açamam bile

bilirim yummadan öncekiyle aynı

siperlerin ortası gibi zihnim

belki de bundan köreldi merakım

gökyüzü matlaştı her günün ortasında

kendimi en parlak renklere boyadım

sonuçta aydınlanan gün, yükselen ses,

kararan gözlerim ve zehirlenen ben

kulaklarımı uğultular sarar

kalabalıklar birikir var gücüyle bana bağırır

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski