yarını hayal edemem en sonunda mezara varacak
dünümü silsem ne kalır adım atacak
çizgide baktığım her yer avuçlarıma kanca
kalemin ucu meyus, kağıtta deprem var
zamanın kapısı kapalı, döngü önümde oyuncak
yalpalarsam dert değil peki ya yıkılırsam
soğuk bir taş duvar, dokunan buz keserdi
soğuğu hissedilse o bile yeterli
zincirlerle tutkuya sıralandıysa bahaneler
sınırları aşsam artık ne fark eder ki
bir kulenin enkazı beynim, molozlarla iç içeydim
kendi ördüğüm duvarların içinde kendimle bire birdeydim
ağlar kuşatırken tüm köşeleri
örümceklerle gülüp eğlenmekteydim
zaman aktı duvarlara sel gibi
çok kişiyi sürükledi, pişman mıyım
ne desem kendime bile yalan söylerim
yüreğim çivileri sökülmüş bir tahta
ruhum geceden beyaz,
geceler kuzeyin sonsuz gün batımında
kalemin ucu meyus,
kağıtta deprem var
yalpalarsam dert değil peki ya yıkılırsam